Antalya Ülkü Ocakları 2. Gençlik Şöleni‏

Antalya Ülkü Ocakları 2. Gençlik Şöleni 5 Mart 2014 Çarşamba günü Kepez Arena'da çoşkuyla kutlandı..


Kepez Arena'da düzenlenen Şölene, Milliyetçi Hareket Partisi Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Çelik, MHP MHY Üyesi Hüseyin Yıldız, MHP Antalya İl Başkanı Osman Çetin, MHP Muratpaşa Belediye Başkan Adayı Cengizhan Gököz, MHP Kepez Belediye Başkan adayı Murat Dinç, MHP Konyaaltı Belediye Başkan adayı Serhat Kamaç, MHP İbradı Belediye Başkan adayı Mahmut Varol, MHP Akseki Belediye Başkan adayı MHP Antalya Kadın Kolları Başkanı Havva Karakullukçu, İlçe Teşkilatları Başkanları, İlçe Ocak Başkanları ve binlerce genç katıldı.
Atilla Yılmaz ve Ahmet Şafak'ın şarkıları ile coşan kalabalığa hitaben bir konuşma yapan Antalya Ülkü Ocakları Başkanı Serkan Uysal, “Bugün bu salondanyükselen ses, Türk Milletinin gür sesidir. Burada toplanan bu gençler, mensubu olduğu yüce Türk Milletinin varlığından rahatsız olanlara inat, daha gür sesleri ile arşı inletecek. Bu gençlik ki, büyük Türkiye'yi inşa eden o kutlu nesildir” dedi.
Şölene katılan gençlerin parıldayan gözlerinde geleceğin Büyük Türkiye'sini gördüğünü ifade ederek konuşmasına başlayan MHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Çelik, “Bizim gençlerimizin her biri bir bağımsızlık abidesidir. Her biri gurur doruğumuzdur. Bize merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş iki emanet bırakmıştır. Birincisi, hepimiz içinde büyüdüğü, hayat görüşümüzü şekillendirdiğimiz ve dava bilincine sahip olduğu Ülkü Ocaklarıdır. Ülkü Ocakları sevgi ile yoğrulmuş, saygı ile bezenmiş, ahlakla yoğunlaşmış ve edeple yoluna odaklanmış, göz nuru hazinesidir. Ülkü Ocaklarının Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve faziletini aşılayan, gençlerin vatana ve millete hayırlı evlatlar yetişmesine katkısından başka hiçbir amacı yoktur” şeklinde konuştu.
MHP Antalya İl Başkanı Osman Çetin ise, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100'üncü yılı olan 2023 yılında lider ülke Türkiye'ye ulaşmak için Ülkücü gençliğin her türlü çabayı göstermeye hazır olduğunu söyledi.

Antalya Ülkü Ocakları 2. Gençlik Şöleni‏ Açılış Konuşması :

Saygıdeğer Başkanlarım,
Aziz Dava Arkadaşlarım, Ülküdaşlarım,
Muhterem Misafirler,
Çok Kıymetli Hanımefendiler, Beyefendiler,
Türkiye'min teminatı yiğit Bozkurtlar ve Asenalar,
Basınımızın değerli temsilcileri,
Türk Milliyetçiliğinin gönül ve iman erlerini bir araya getiren Gençlik Şöleni'mize katılan bütün misafirlerimizi sevgi ve saygılarımla selamlıyor, bu büyük ve anlamlı buluşmaya hoş geldiniz diyorum.
Sizlere Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanım Sayın Olcay Kılavuz Bey, şahsım ve teşkilatlarım adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bugün bu salondan yükselen ses, Büyük Türk milletinin haykıran gür sesidir.
Burada toplanan bu gençler, mensubu olduğu Yüce Türk milletinin varlığından rahatsız olanlara inat daha gür sesleriyle arşı inletecek.
Gazipaşa'dan Kaş'a kadar bütün Antalya'da kutlu davamızın sancağını dalgalandıran genç arkadaşlarımın varlığı, dosta güven, düşmana korku salıyor.
Türklüğü tarih sahnesinden silmeye çalışan ey gafiller, korkun! Çünkü Türk gençliği bir çığ gibi, bir boran gibi yükselerek geliyor.
Bu gençlik ki, Büyük Türkiye'yi inşa edecek o kutlu nesildir.
Bu gençlik, Türklüğü taşlara kazıyan Bilge Kağan'dan,
Malazgirt'ten Anadolu'ya giren Sultan Alparslan'dan,
Kutlu müjdeye İstanbul'a üç hilali dikerek ulaşan Fatih'ten,
Bu memleket tarihte Türk'tü, halde Türk'tür ve Türk olarak kalacaktır diyen Mustafa Kemal'den büyük bilgeliği emanet alan bir nesildir.
Yine bu gençlik, bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz diyerek yeni bir çağı açan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyin yolundan yürüyen ve
artık çağı Türk çağı yapmak için Lider Ülke Türkiye vizyonu ile bize hedefler gösteren Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyin işaret ettiği yarınlara doğru hızla koşacak nesildir.

Değerli dava arkadaşlarım, kıymetli misafirler,
Bugün burada toplanmamıza vesile olan kutlu davamızın, 45 yıllık şanlı mazisinden bugünlere gelen şan ve şeref dolu yıllara değinmek istiyorum.
Çıktığımız bu yolda Türk milletinin şanlı mazisinden gelen mirasları omuzlayarak, yeni hedefler ile çağlar üzerinden sıçrayarak büyük ideallere taşımak en önemli gayemizdi ve hala bu şekilde devam etmektedir.
Üstlendiğimiz bu büyük ülküyle ile çıktığımız kutlu yolda;
“Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz” diyen Atsız Bey ile cesaret olduk,
“Soyunu inkâr edenler, Haram zadedir; ey kardaş” diyen Gençosmanoğlu ile arsızlara cevap olduk,
“Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın, Mezarını kazacağım.” diyen Arif Nihat ile ay yıldızlı albayrak olduk,
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!” diyen Mehmet Akif ile şehit olduk,
“Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.” diyen Başbuğumuz Türkeş Beyle bir hilal uğruna düştük yeniden yollara...
Bu yol çetindi, zordu ve sarptı. Bu yolda bazen gazi, bazen şehit düştük.
Bu kutlu yolun yükselişinde yüreklere düşen ilk kor, Siteler yurdunda Kılıçkıran, Gazi Teknik Eğitimde Önkuzu, Ankara Üniversitesinde Özmen, İstanbul Üniversitesinde İmamoğlu oldu.
Antalya'da “bir kere kalkan bayrak bir daha inmez” diyerek şahadete yürüyen İmdat Sarıca, Tahir Dere, Hüseyin Bakışlı, Adil Okur, Abdullah Küçükçelik, Adil Demiröz, Ali Özer, Erdal Çor, Hüseyin Bayram, İsmet Demirhan, Kemal Fedai Coşkuner, Mehmet Gencer, Mehmet Özgün, Mehmet Sefer, Muammer Yalçın, Mustafa Balıkçı, Nurettin Aputkan, Ömer Gökkaya, Ramazan Oğuz, Sefa Aydın Baltacıoğlu, Süleyman Avcı ve Turgay Uysal olduk.
Ve bir hilal uğruna toprağa düşen son şehit Yusufiyeli Cengiz Akyıldız olduk, hainlere karşı direndik.
Ama hiçbir güç bizim dava yolunda kutlu yürüyüşümüzü asla sekteye uğratamadı.
Çünkü biz sayılmaz parmak ile tükenmeyiz kırmak ile...
Biz ki, bir ölürsek bin diriliriz.
Biz ki, bir gidersek bin geliriz.

Kıymetli misafirler, değerli dava arkadaşlarım,
Ülkemiz her geçen gün yeni bir olayla sarsılmakta, yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık, talan, soygun ve bölücülük almış başını gidiyor. Bu eylemler ise siyasi iktidar tarafından açık açık yapılmaktadır.
Bu arsızlık ve yüzsüzlük karşısında herkes suskun kalmıştır. Fakat bir tek biz, yani Ülkücüler, “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diyerek susmadık.
Bizler “şehitler ölmez, vatan bölünmez” derken, siyasi iktidar Diyarbakır'da peşmerge ve eşkıya ile kol kola girip barış türküleri söyledi.
Biz önce ülkem ve milletim derken sayın başbakan ve arkadaşları önce ben, oğlum ve kızım sonra yandaşlarımız demekten kendini asla alı koyamamıştır.
Çiftçi, köylü, memur, esnaf ağlarken bu iktidar yandaşlarının ve faiz lobilerinin havuzlarını doldurmuştur.
Bir lokma ekmeğe muhtaç olanlar mahkûm olurken, bu iktidar ile kanun kaçakları, suçlular, soyguncular, düzenbazlar, dolandırıcılar masum ve haklı olmuştur.
Vatan evlatları gözünü kırpmadan şehit düşerken, bakan çocukları lüks içinde paralar ile oynamıştır.
Değerli Misafirler,
Biraz öncede bahsettiğim üzere 45 yıldır vatan için kurşunlandık, iftiralara uğradık, zindanlara koyulduk, idam sehpalarına çıktık, şehit olduk, fakat Allah'a şükürler olsun ki, birileri gibi zekât diyerek haram paraları ayakkabı kutularına koymadık.
Bizler Anadolu'nun bağrından kopup gelen mazlum gençler olarak okumak için, iş bulmak için, bir lokma helal ekmek için binbir çile çektik ama Bilal oğlan gibi kısa zamanda gemicik sahibi olmadık.
Türk milletinin haklı davasını savunmak için meydanlarda gür sesimizle haykırırken Sayın Başbakan “Alo Fatih” diyerek Ülkücü Hareketi asla engelleyemez!
Sayın Başbakan ve yandaşları varsın Türklükten ayrılsın; Allah'a şükürler olsun ki biz her daim Türk olacağız, Türk kalacağız, Türkçe duyacağız ve Türkçe sesleneceğiz.
İşsizlerimiz, yoksullarımız merak etmesin, borçlu kardeşlerimiz tasalanmasın; Milliyetçi Hareket hepsinin imdadına koşacak, hepsinin yardımına hızır gibi yetişecektir.
Artık açıkça görülüyor ki, Ülkücü Hareket İnsanlığın barış, huzur, adalet ve esenliği için, yeryüzündeki tek çıkar yoldur.
Cenab-ı Allah yar ve yardımcımız olsun.
Yolunuz açık olsun.

Sözlerime son verirken sizleri bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyor Yüce Allah'a emanet ediyorum.
Ne mutlu Türküm diyene!

© 2019, . Tüm Hakları Saklıdır.